24 Ekim 2011 Pazartesi

Martin Hayes rules

Sevgili internet,
Bugün annemle İzmit'te, ananem ve dedemlerdeydik. Şu anda odamda koltuğumda yayılmış, bilgisayarımın karşısında keyif yapıyorum. Ümraniye'deki evdeki masaüstü bilgisayarımı Kadıköy'deki evime getirdim, format atıp Windows 7 yükledim. Bilgisayarıma ne zaman format atsam, içimi inanılmaz bir huzur kaplar, sanki hard diskimle beraber benim de zihnim tertemiz oluverir. Yeni bir sayfa açarım adeta. Burada animasyon çalışmam için babamla bir hp laptop almıştık. Daha sonra anladım ki marka tercihini hp'den yana yaparak çok büyük bir kerizlik yapmışız. Laptopu oraya götürüp, masaüstünü buraya getirdim. Yepyeni, tertemiz ve düzgün çalışan sistemimle çok mutluyum. Artık odam, çalışmaya elverişli. Beni verimli günler bekliyor. Yarın da atölyede yağlı boya model çalışmaya başlıyorum. Veya akrilik. Keman da çalışıyorum. Suzuki Violin Method'un 2. kitabında, 5. parçadayım. Brahms çalışıyorum. Neredeyse bütün günlerim, saatlerim, dakikalarım Martin Hayes dinleyerek geçiyor. Çok seviyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder