11 Temmuz 2011 Pazartesi

Hayat zor ya

Sevgili internet,
Hayat yine zorluklarıyla, dertleriyle canımı sıkmaya devam ediyor, bunalıyorum yani yaa. Geçen, 29 tl sabit ücretli olan faturalı turkcell hattıma, birkaç saatlik bir internet kullanımı yüzünden 81 tl fatura gelmiş, zıvanadan çıktım. E aradım tabi turkcell i itiraz ettim, geçen perşembe günü. Bugün de pazartesi, bana döneceklerini söylemişlerdi, hala bişey yok, lan dedim arayayım şunları, telefonu kaptığım gibi tuşladım müşteri hizmetlerini, dedim böyle böyle, bana yanlış yaptınız dedim. Kızcağız da işte beyefendi özür dileriz falan 40 lira 48 saat içinde faturanızdan düşülecektir dedi. E sevindim tabi, oh be nası bi rahatlama geldi bana var ya. Mutlu oldum. E teşekkür ettim tabi kızcağıza, kapattım.
Bi de bizim evin son kez yani 3. kez ilaçlanmasında da, şimdi bu adamlar Alman ilaçlama diye bi şirket tamam mı. İlk ilaçlamayı başka bi şirkete yaptırmştık. Son ikisini alman yaptı. Ve demişlerdi ki eğer böcekler ölmezse 2. kez gelişimizde para almıyoruz dediler. İyi dedim sevindim, 2 kez ilaçlattırırım ben bunlara dedim, hem iyice garanti olur dedim. Sevindim çünkü ilk şirketi,ilaçlamadan sonra böceklerin ölmemesi şikayetiyle geri aradığımızda bi kez daha ilaçlama için ekstra ücret isteyeceklerini söylemişlerdi. Neyse Alman ilaçlama şirketini 2. kez ilaçlama için tekrar çağırdım, adam geldi, servis ücreti alıcaz demez mi bana... Dedim yok... Ulan adama bak buldun enayiyi yolucan di mi, yok yaa sen kimi dolandırdığını sanıyosun lan! Hök mök derken ne yaptım ettim vermedim tabi parayı yolladım adamı. Tabi yaa kolay mı öyle... İşte ben de böyle baya bi hakkını savunan falan bi adam oldum, eskiden hiç böyle değildim baya pısırıktım. Şimdi var ya kodum mu oturturum anasını satıyım. Aanadın mı...
Haa bi de tabi kafamı kurcalayıp bana sıkıntı veren bi takım şeyler de, animasyon yapmamam ve bu yüzden kendimi suçlu hissetmem ve yakın gelecekle ilgili biçok planın olması ve bunların organize edilmeleri gerekliliği ve spontane yaşama olanağımı kısıtlamaları -bunların listesi de söyle: iran - hindistan uçak bileti almam lazım, hindistan vizesi almam lazım, Ayvalık'a teyzemlerin yanına gidicez. Bodrum'a Suat abinin atölyesine, arkadaşlarımla yapacağım, baya uzun zaman önceden yapılmış bi tatil planımız var ve bunların hepsi Hindistan için yola çıkmadan önce yapılmalı. Tabi belki bu dertlerim biraz komik görünüyor olabilir. Benim dertlerimi okuyacak olsa "lan bi siktirgit" diyecek çoğu insanın çektiği; geçim sıkıntısı, açlık gibi, gerçek dertlerin yanında çok aristokrat kalabilir ama bunları yazıp, kafamı kurcalayarak yaşam kalitemi düşürmelerini engellemek istediğim şey.
Keman çalışıyorum bu aralar baya, bi de Sofie'nin dünyasını okuyorum, öyle işte. beni dinlediğin için sağol, yazımı güzel bi şarkıyla bitirmek istiyorum. Görüşürüz...

7 Temmuz 2011 Perşembe

Fevzican uyurken sıkıldım


Sevgili internet;
Şu anda Fevzicanlardayım. Fevzicanın, odasını betimleme amacıyla çizmiş olduğu yandaki resimde, şu kırmızı masanın başında, laptopunun karşısında oturmaktayım. Fevzican uyuyor. Yarın sabah derse gidecek. Ben de onunla, okuluna gideceğim. Akşam da keman dersim var. O kadar.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Rota

Sevgili internet;
Merhaba, arkadaşım Fevzican özlem pansiyon'dan 600 eu seyahat bursu kazandı, ben de babamdan bi seyahat bursu kazandım ve Fevzican'ın, bursa başvurmadan önce planlamış olduğu; İran, Hindistan vs. Vietnam'a kadar olan gezi planına dahil oldum. Geziyle ilgili, daha çok Fevzicanı'ın yapmakta olduğu araştırmalarımız dahilinde, Fevzican'ın bana verdiği bir görev üzerine, araştırma konum olan, gezmeyi planladığımız ülkelerin hangilerinin vize isteyip istemediği ve hangilerinin vizesinin sınır kapısından alınabileceği üzerine bir görsel tablo hazırladım. Buyur;

Bu ülkelerden hangilerini gezeceğimizi bile aslında henüz kararlaştırmadık, mesela Sri Lanka planda yoktu, onu da yeni dahil ettik, daha birçok araştırma yapacağızdır. Ha bi de Fevzican'ın okuldan bi arkadaşı da gelicekmiş sanırım bizimle, buyursun o da gelsin. 3 kişi daha da güzel olur.
Öyle işte, onun dışında hayatım güzel, evi 3. kez ilaçlattık, sanırım tahta kurularından kurtulduk. Keman çalışıyorum, kendimi geliştiriyorum, çok güzel... Animasyonu boşladım, fazla yapmıyorum ama yaparım ya. Resim de pek yapmıyorum ama onu da yaparım. FRP grubumdan atıldım. Çıkmak istiyordum çünkü her haftanın pazar gününü bu oyuna ayırma commitmentını üstlenmek istemedim, ara sıra spontane olarak yapılan bişey olsa tamam ama böylesi bi bağlılık bana göre değil. İsteksizliğim ve oyunlara geç gelmelerim yüzünden, son oyunda beni bekliyorlarken! kapalı oylama yapıp 3'e 1 oyla beni atmışlar, evet atmışlar. Zaten çıkmak istiyordum ben de aman. Neyse işte öyle, tekrar yazacak bişeyler olduğunda, yakında görüşürüz...

5 Haziran 2011 Pazar

Taverns

Sevgili internet;
Bugün; arkadaşlarım Alican, Burak, Özgü ve Erdal ile hayatımda ilk defa frp oynadım. Tanklık görevi bana düşmüştü, warlord yaptılar beni. Burak wizard, Özgü invoker, Ali Can monk, Erdal ise DM'lik yapıyor. Oyun sırasında, hanlarda tavernalarda geçen bölümlerde, çeşitli oyunlardan veya filmlerden fantastik müzikler dinledik, ben büyük bir istekle, çok sevdiğim World of Warcraft "tavern" müziğini açtırdım, çok ta güzel oldu.
Frp oynadığım için kendimi biraz geek hissediyorum, aslında gereksiz ve saçma bir his ama baya eğlenceli bir aktivite. Özgü ile, gruptaki resim öğrencileri olarak oyunumuzun hikayesiyle ilgili resimler yapmak gibi de bir; görev demeyeyim, rol edindik. Ben resimle kalmayıp animasyon da yapmayı düşünüyorum. Her zaman yapmayı istediğim; birkaç kişilik macera arkadaşlarının görev öncesinde yanyana yürüyorlarken karşıdan slow motion görüntülerini bir sahnemde kullanmak istiyorum. Yaparsam tabii burada da paylaşacağımdır hemen. Ayrıca birşeyler paylaşmaya başlıyorken önceden yapmış olduğum ve yapacağım birçok şeyi de burada paylaşmak istiyorum. Yakında görüşmek üzere.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Vampirizm

Sevgili internet;
Çok pis böceklendim, yatağım tahta kurusu böcekleriyle doldu. Ağzıma sıçtılar, hayatı bana zindan ettiler, kaşınmaktan, uykusuzluktan, kan kaybından ölebilirim. Hayvan gibi bi temizlik yaptım, heryere böcek ilacı sıktım, gördüğüm bütün böcekleri öldürdüğümü sandım, yepyeni çarşaflı,pikeli, yastık kılıflı, tertemiz yatağıma, nefis bir uyku çekmek için girdim, ve bu sabahın altısında tekrar aynı kaşıntılarla ve yatağın üstünde gezinen birkaç tahta kurusuyla uyandım. Tabi ben bu böceğin adının tahta kurusu olduğunu, yataktan bu vaziyette kalktıktan sonra internette yaptığım büyük araştırma sırasında öğrendim. Hiç kan emmeden, beslenmeden 550 gün hayatta kalabiliyorlarmış. Gece biz uyuyorken her nerede saklanıyorlarsa oradan çıkıp üstümüzde gezinip ağzındaki 2 borusunu derimize sokuyor, birisiyle uyuşturuyor, diğeriyle kan emiyorlarmış. Bi kereyle de kalmıyorlarmış, 5-6 farklı yerden kanımızı emmedikçe doymuyorlarmış ve vücut ağırlıklarının 3 katı kadar kan emebiliyorlarmış.

22 Mayıs 2011 Pazar

Gece

Sevgili internet,
Şu anda gece saat 2, arkadaşım Fevzican uyudu, ben de dota oynuyodum, karşıya 5 tane bot koydum ben tek, troll vardı bende de 57 kill falan aldım, yendim, sonra sıkıldım, şimdi biraz acıktım gibi ama kalkmaya üşeniyorum, dota oynamadan önce Fevzican'la Clerks izlemiştik, sonra da onun soundtrack ini indirmiştim, şimdi de onu dinliyorum, keyfim yerinde gibi, ama gecenin ortasında, herkesin uyuduğu, kendi başıma kalakadığım şu boşluk anları, huzursuzlukla karışık garip bir keyif hissi yaratıyor. Clerks soundtrack inden şu anda dinlemekte olduğum Got me wrong şarkısını seninle paylaşmak istedim internet;

Tamamdır,
böylece blog sayfamda youtube videosu paylaşmayı da öğrenmiş oldum.
Ayrıca bugün Fevzican'la This is England diye bi film daha izledik, çok güzeldi.

30 Nisan 2011 Cumartesi

Animasyon yaptım

Sevgili internet;
Bugün aile evine geldim, beleş yemek yedim falan, sonra akşam oldu herkes uyudu, ben de animasyon yapmaya başladım, saç eklemeyi de düşünüyorum, saçlı halini de koyarım bitince.